
Monaco’da Ukrayna-Kıbrıs çifte vatandaşı olan milyardere yönelik suikast girişiminden sorumlu tutulan Ukraynalı kadının şüpheli ölümü, uluslararası çapta büyük bir skandala yol açtı.
Söz konusu olayda, iş insanı Vadim Yermolaiev ve ailesi, 29 Haziran gecesi Monaco’daki lüks konutlarına gerçekleştirilen bombalı eylemde ağır yaralandı. Aile fertlerinin hastanedeki tedavileri sürerken, olaydan günler sonra, 7 Temmuz’da 39 yaşındaki Ukraynalı Anastasia Berezovska’nın cansız bedeni Kiev yakınlarında tespit edildi.
Berezovska’nın hayatını kaybetmesi, tam da Yermolaiev ve ailesine düzenlenen bombalı saldırının faili olarak suçlandığı döneme denk geldi.
Cesedin ortaya çıkarılmasını takip eden günlerde ise Ukrayna istihbaratı ile ilişkili olduğu belirlenen iki erkek şahıs, Berezovska’yı öldürdükleri iddiasıyla gözaltına alındı.
Bu cinayet gözaltına alınanlar için ömür boyu hapis, Ukrayna içinse muhtemel bir uluslararası skandal demek oluyor.
CESEDİ BİR ORMANDA BULDU
Dw’de yer alan habere göre, Monako Başsavcılığı, Anastasia Berezovska’nın Vadim Yermolayev’i, onun birlikte yaşadığı kadını ve çiftin 13 yaşındaki oğlunu öldürmeye çalıştığını düşünüyor.
Güvenlik kameralarının görüntülerini inceleyen savcılık makamı, Berezovska’nın kurbanları uzun süre izlediği sonucuna vardı. Daha sonra evin girişine içinde patlayıcı bulunan bir sırt çantası yerleştirdi. Patlayıcı, güvenli bir mesafeden cep telefonuyla infilak ettirildi. Kadın hemen ardından Côte d’Azur’dan ayrıldı. Cesedi de kısa bir süre sonra Kiev yakınlarındaki bir ormanda bulundu.
Berezovska oğlu ile birlikte Frankfurt am Main yakınlarındaki Hofheim’da yaşıyordu. Ukrayna’dan gelen bir sığınmacı olarak Almanya’da geçici koruma statüsüne sahipti. Bir akrabasına göre Berezovska ve oğlu mütevazı bir hayat sürüyor, sosyal hizmetlerden faydalanıyor ve Almanca öğreniyordu.
Berezovska, Almanya’ya gelmeden önce bütün hayatını Ukrayna’da geçirmişti. Önce annesinin yaşadığı Horodişçe köyünde, daha sonra Jitomir’de yaşadı. Mesleği hakkında ise bir bilgi yok.
BOŞ EVDE ARAMA YAPILDI
Anastasia Berezovska’nın bir yakını ise gazetecilere verdiği demeçte, kadının saldırıdan yaklaşık bir hafta önce yedi yaşındaki çocuğunu Ukrayna’daki annesinin yanına yolladığını aktardı. Edinilen bilgilere göre kendisi de bu süreçte Rhein-Main bölgesinden güneye doğru harekete geçti. Nice-Matin haber portalının aktardığı detaylara göre Berezovska, 26 Haziran tarihinde olay bölgesinin yakınlarında direksiyon başındayken trafik kameralarınca kayda alındı.
Patlamanın hemen akabinde Côte d’Azur’dan ayrılan Berezovska, ertesi gün Frankfurt bölgesine geri döndü. Fakat burada da fazla vakit geçirmedi; 1 Temmuz’da otobüs yolculuğuyla Ukrayna’ya giriş yaparak annesinin ikamet ettiği Horodişçe köyüne geçti.
Berezovska Ukrayna’ya doğru ilerlerken, Monaco emniyeti güvenlik kamerası kayıtlarında koyu renk takım elbise giymiş bir şahsı tespit etti. Polis ekipleri, bu kişinin kendisini erkek gibi göstermeye çalışan bir kadın olabileceği ihtimali üzerinde durdu. Diğer video kayıtlarının da detaylıca taranmasıyla birlikte, omzunda yılan dövmesi yer alan iri yapılı bir kadın ana şüpheli konumuna geldi. Bu gelişmenin ardından takibe alınan kadının kullandığı araç Almanya’da saptandı ve Hessen polisi aynı akşam Ukraynalı kadının ikamet ettiği boş evde arama gerçekleştirdi.
Berezovska’nın annesinin polise verdiği ifadeye göre, ertesi sabah ise Berezovska beklenmedik şekilde kendisini Jitomir yakınlarındaki bir benzin istasyonuna götürmesini istedi. Benzin istasyonundaki görevli ise polise, kadın için Kiev yönüne giden bir taksi çağırdığını anlattı. Taksi şoförü de polise, kadını saat 09.30 sularında Kiev bölgesindeki Makariv yakınlarında otoyolda bıraktığını anlattı.
Monaco Başsavcılığı üç saat sonra bir basın toplantısında şüphelinin adını ve fotoğrafını yayımlayıp uluslararası arama listesine aldığında ise Anastasia Berezovska muhtemelen çoktan ölmüştü.

İKİ ŞÜPHELİ İLE İLETİŞİM SAĞLANDI
Söz konusu cinayet şüphesiyle gözaltına alınan Vladislav Reut ve Vitaliy Şıkoviç’in, Ukrayna istihbarat birimleriyle doğrudan bağları olduğu belirlendi. Şüphelilerden Reut’un, Savunma Bakanlığı Ana İstihbarat Müdürlüğü (HUR) bünyesinde aktif görev yaptığı; Şıkoviç’in ise bu yılın Nisan ayına dek Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU) kadrosunda yer aldığı anlaşıldı.
Yürütülen soruşturmadaki bulgulara göre Berezovska, Ukrayna’ya giriş yaptıktan sonra telefon üzerinden sadece aile bireyleri ve bu iki şüpheli isimle iletişim sağladı.
Kolluk kuvvetlerinin kadını bulmak amacıyla kapısını çaldığı 6 Temmuz sabahında Vladislav Reut, Berezovska’yı öldürdüğünü samimi olarak kabul etti. Buna karşın mahkeme safhasında beyanını değiştirerek sorumluluğu suç ortağına yükledi. Reut, Şıkoviç’i bu eylemi gerçekleştirmekten vazgeçirmeye çalıştığını öne sürerken, ilk sorgusunda suçu üstlenmesinin arkasında Şıkoviç’ten aldığı tehditlerin yattığını savundu.
Vitaliy Şıkoviç mahkemede herhangi bir açıklama yapmayı reddetti. Avukatı da müvekkilinin Berezovska ile ilişkisine dair sorulardan kaçındı.

SALDIRI EMRİNİ KİM VERDİ?
Tutukluların ifadeleri dikkate alındığında Berezovska’nın Şıkovıç ve Reut’un ajanı olduğu ve onların talimatıyla Monaco’daki saldırıyı gerçekleştirmiş olabileceği ihtimali güçleniyor. Gerçeklerin ortaya çıkmaktan korkan faillerin izleri yok etmek için kadını öldürmüş olabileceği öngörülüyor.
Ukrayinska Pravda gazetesinin kaynaklarına göre savcılar, Berezovska cinayetindeki şüphelilerin Monaco’daki saldırının organizatörleri olabileceğinden kuşkulanıyor.

TALİMAT KİMDEN GELDİ?
Şıkoviç’ın avukatı Anatoliy İvanov mahkemede, Monaco’daki patlamanın özellikle Rusya’nın işine yarayan bir terör saldırısı olabileceğini öne sürdü. Çünkü bu saldırının Ukrayna istihbarat servislerini itibarsızlaştırdığını savundu.
Avrupa medyası ise Monaco’daki saldırının Ukrayna istihbarat servislerinin özel operasyonu olduğu yönündeki iddiayı gündeme getiriyor.
Buna göre Kiev, Rusya’nın işgali altındaki Kırım’daki faaliyetleri nedeniyle Ukrayna yaptırımları altında bulunan ve Avrupa Parlamentosu’nda Ukrayna’daki yolsuzlukla ilgili sert bir konuşma yapmayı planladığı öne sürülen Vadim Yermolayev’i hedef aldı. Ancak DW’nin araştırmasına göre Yermolayev böyle bir konuşma için hiçbir zaman Avrupa Parlamentosu’na davet edilmedi.
Ukrayna polisi ve Ukrayla gizli servisi SBU da dosyayla ilgili soruşturma sürdürüyor. Ukrayna Başsavcılığı ayrıca uluslararası bir soruşturma ekibi kurulması talimatı verdi.

