İran’ın Türkiye’ye doğalgaz ihracatını durdurduğu yönündeki iddialar, enerji piyasasında tartışmalara yol açtı. Ancak uzmanlar, bu durumun Türkiye üzerinde etki düzeyinin oldukça sınırlı olacağını belirtiyor. Küresel enerji krizinin derinleştiği şu günlerde, ABD ve İsrail’in müdahaleleri nedeniyle tırmanan İran Savaşı ve Hürmüz Boğazı’ndaki olası kapanmalar, dünya genelinde akaryakıt ve sıvılaştırılmış doğalgaz tedariğinde sorunlara neden olmaktadır.
Bloomberg’in haberine göre, İran’ın stratejik enerji sahalarından biri olan Güney Pars’a yönelik saldırılar, Türkiye’ye doğalgaz akışını kesmiş durumda. Bu durum, Türkiye ile İran arasındaki enerji ticaretinde çeşitli aksaklıklara yol açabileceği ifade ediliyor. Türkiye ile İran arasında 8 Ağustos 1996 tarihinde imzalanan doğalgaz anlaşması, yıllık ortalama 10 milyar metreküp doğalgazın Türkiye’ye ulaşımını öngörüyor. Yaklaşık 1500 kilometre uzunluğundaki boru hattı, Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinden başlayarak Kayseri üzerinden Ankara’ya kadar uzanıyor. Hattın ilk gaz akışı, 2001 yılı Aralık ayında gerçekleşti.
Bununla birlikte, İran Türkiye’nin doğalgaz tedarikinde en büyük tedarikçi değil. Türkiye’nin doğalgaz ihtiyacının yüzde 42’si Rusya’dan, yüzde 20’si Azerbaycan’dan sağlanıyor ve İran’dan gelen doğalgaz, toplam tedarikin yalnızca yüzde 13’ünü oluşturuyor. Türkiye Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu verilerine göre, yıllık doğalgaz ihtiyacının yaklaşık 7 milyar metreküpü İran’dan ithal edilmektedir. 1996’da imzalanan ve 2001’de yürürlüğe giren bu anlaşma, toplamda 25 yıl boyunca geçerlidir ve 2026 yılında sona erecektir. İki ülkenin bu anlaşmayı yenileyip yenilemeyeceği ve yeni koşulların nasıl şekilleneceği ise belirsizliğini korumakta.
Uzmanlar, İran’dan gelen doğalgaz akışındaki duraksamaların genellikle kış aylarında iç taleple bağlantılı olarak veya teknik arızalar gibi nedenlerden kaynaklandığını belirtmektedir. Mevcut durum göz önüne alındığında, İran’dan gelen doğalgaz akışındaki kesintilerin Türkiye için büyük bir enerji krizi yaratmayacağı vurgulanıyor.

