Son yıllarda mobil bankacılık uygulamaları aracılığıyla altın yatırımı yapmak, pek çok yatırımcı için cazip bir seçenek haline geldi. Ancak, dijital ortamda gerçekleştirilen altın işlemleri, özellikle piyasa dalgalanmalarının yoğun olduğu dönemlerde bazı beklenmedik sorunları beraberinde getirmektedir. Uzmanlar, “kaydi altın” ile “fiziki altın” arasındaki önemli farklara dikkat çekiyor ve bu konuda yatırımcılara çeşitli uyarılarda bulunuyor.
Hızlı işlem imkanı sunan banka altın hesapları, yatırımcılar için büyük bir avantaj olsa da, piyasa dalgalanmalarının arttığı zamanlarda alış ve satış fiyatları arasındaki farkın (makas aralığı) genişlemesi önemli bir risk teşkil ediyor. Finans analistleri, yatırımcıların sadece altın fiyatlarına değil, aynı zamanda sözleşme detaylarına da dikkat etmeleri gerektiğini vurguluyor.
Birçok yatırımcı, banka hesaplarındaki gram altınları istedikleri zaman fiziksel olarak (külçe veya ziynet) alabileceklerini düşünmektedir. Ancak gerçekte durum farklıdır: Çoğu banka, mevduat sözleşmeleri gereği, altının fiziki olarak değil, o günkü değeri üzerinden nakit (Türk Lirası) olarak ödeneceğini belirtmektedir. Fiziki teslimat yapan bazı bankalar ise işçilik, sigorta ve lojistik gibi ek masraflar talep edebiliyor. Üstelik, altın teslimatının onaylanması bile anlık değil, randevu sistemine bağlı olarak birkaç gün sürebiliyor.
Ekonomistler, bankada tutulan altının “kaydi altın” statüsünde olduğunu ve bu durumun yalnızca bir alacak hakkını temsil ettiğini ifade ediyor. Küresel kriz dönemlerinde dijital altını fiziksel varlığa dönüştürmenin hızı, serbest piyasadaki (kuyumcu vb.) hızın gerisinde kalabilir. Bu nedenle, bankalardan altın yatırımı yaparken mağduriyet yaşamamak için şu adımların izlenmesi önerilmektedir:
1. Sözleşme kontrolü: Altın hesabının fiziki teslimat imkânı sunup sunmadığı mutlaka kontrol edilmelidir.
2. Mesai dışı fiyat politikası: Bankaların mesai saatleri dışındaki (gece ve hafta sonu) altın fiyat makas aralıkları incelenmelidir.
3. Vergi ve kesinti hesabı: Altın alım-satım işlemlerindeki BSMV (Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi) oranları maliyet hesaplarına dahil edilmelidir.
Uzmanlara göre bankalar güvenlik açısından rakipsiz olsa da, likidite hızı ve fiziki altın erişimi konusundaki sürprizlerin önüne geçmek için “sözleşme okuryazarlığı” büyük önem taşımaktadır.